GÖRELE DE YAPABİLİR

0
281

Hayretin Günay, Mehmet Çolakoğlu ve Bekir Öztürk’le bir Batı Karadeniz turu yaptık. Sinop, İnebolu, Amasra, Bartın karayolunu kullanarak Batı Karadeniz coğrafyasını görme şansımız oldu. Dönüş yolunda Safranbolu ve Kastamonu’yu da gördük.

İnebolu Kurtuluş Savaşının önemli noktalarından birisi… Gemilerle İnebolu’ya taşınan silah ve mermiler oradan insan sırtında Anadolu’ya naklediyordu. Bunu temsilen İnebolu’da çok sayıda heykel ve görsel malzeme var.

Bu başlı başına bir yazı konusu olabilir; bizim asıl dikkatimizi çeken İnebolu’nun kültür ve edebiyat adamlarına özel bir önem verişi.

Oğuz Atay; Türk edebiyatında önemli bir yeri olan roman, öykü ve oyun yazarı. 1934 yılında İnebolu’da doğmuş. 1977 yılında İstanbul’da ölmüş. Ayrıntılarına girmiyorum, meraklısı araştırıp daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilir.

İnebolu Belediyesi şehre, belediye binasının önüne Oğuz Atay’ın büstünü dikmiş. Doğduğu evi de koruma altına almış.

“Bu Vatan Kimin” şiirini bilmeyenimiz yoktur. Bu vatan; Toprağın kara bağrında, sıra dağlar gibi duranlarındır diye başlar. Daha ilkokulda bize ezberletmişlerdi.

Bu şiirle hafızalara kazınmış olan Orhan Şaik Gökyay da İnebolu doğumludur. 1902 de doğan Orhan Şaik Gökyay 1994 yılında İstanbul’da ölmüştür. Onunla ilgili de fazla ayrıntıya girmiyorum. Dileyen araştırıp bilgi edinebilir. Şunu söylemek yeterli olacaktır: Gökyay çok önemli bir isimdir.

İnebolu Belediyesi Orhan Şaik Gökyay’ın da büstünü dikmiş İnebolu Belediyesi’nin önüne. Çok önemli bir hizmet yapmış

Sözü nereye getirmek istediğimi anlamış olmalısınız.

Bir örnek daha vereceğim ve sözü tahmin ettiğiniz üzere Görele’ye getireceğim.

Fotoğrafları çekip gerekli notları aldıktan sonra Cide geçildi.

Cide Rıfat Ilgaz’ın doğduğu yer. Aklımıza hemen Hababam sınırı gelir Rıfat Ilgaz adını duyunca ama o kadar değil. 1940 ların toplumcu- gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğan Rıfat Ilgaz 1930 yılında öğretmenliğe başladı.

Cide’de Rıfat Ilgaz’ın doğduğu evi ziyaret ettik. Gerçekten doğduğu evin bire bir aynısını yapmışlar Cide’ye ve kültür müzesi olarak da zenginleştirmişler.

Bunların hepsinin fotoğraflarını çektik. Fotoğrafları burada yayınlama şansımız yok.

Sözü Görele’ye getireceğiz dedik ama aslında yazıyı burada kesmiş olsak da gerisini arif olanlar anlayacaktır. Ya anlamazlarsa diyerek yazmakta fayda var. En azından tarihe not düşmek adına sözü Görele’ye getirelim.

Evet, Görele Belediyesi de yapabilir aslında bu tür bir kültür hizmeti.

Yeter ki niyeti olsun!

Kimlerin mi büstünü dikeceğiz? Mesela Hasan Ali Yücel diyecektim, aklıma geldi; geçmiş Belediye Başkanlarından Nazım Dede Görele meydanına Hasan Ali Yücel’in büstünü yaptırmıştı. Şimdi Yücel İlkokulu bahçesinde, meydandan kaldırdılar.

Görele doğumlu Bedri Rahmi Eyüboğlu, Hamit Görele ve Fethi Karamahmutoğlu, Ahmet Kaçar… Piçoğlu Osman ve diğer kemençe sanatçıları. Ömer Akpınar, Kemal Gürses ve benzeri isimler!

Bir kültür komisyonu oluşturulup kimlerin büstlerinin yapılacağı tespit edilebilir.

Nereye mi konulmalı büstler; Kemençe Kültür Evi’nin önüne… Orası tam bir kültür parkı olmalı. Kemençe ve şehrin yetiştirdiği kültür- sanat adamları kaynaşmalı.

Görele bir kültür şehri olmalı.

Kemençe Kültür Evin’i gezenler dışarı çıktıklarında bu büstlerle karşılaşmalı ve o isimlerle Görele’yi yan yana getirebilmeli. Hafızasında kalmalı.

Çok mu zor?

Hayır, İnebolu yapmışsa, Cide yapmışsa Görele neden yapmasın ki!