DEMİRYOLU TRABZON’A BAĞLANIYORMUŞ

0
542

Yani bizim Erzincan- Gümüşhane- Tirebolu demiryolu hayalimizin sonuna geldik demektir. Yeni hayallerde buluşmak üzere!…

Erzincan- Gümüşhane demiryolu Trabzon’a bağlanıyormuş.

Yıllar önce o dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Görele’de Kemençe Günleri’ne katılmıştı. Orada konu gündeme geldiğinde “Güzergâhı coğrafi şartlara göre belirleyeceğiz” demişti.

Sanki coğrafi şartlardan çok siyasi bir etken belirlemiş güzergâhı!

Trabzon’da günlük yayınlanan Karadeniz Gazetesi haberi manşet yapmıştı 16 Nisan 2018 tarihli sayısında. Hayallerimizle Buluşuyoruz!

Biz de hayallerimizle vedalaşıyoruz demektir.

Gazetenin haberine göre içişleri Bakanı Süleyman Soylu Trabzon’la ilgili müjdelerini sıralarken Erzincan- Trabzon demiryolunun uygulama projesinin bittiğini açıklamış. 1 aya kadar da uygulamasının başlayacağını söylemiş.

Haberde bundan başka da bir ayrıntı yer almıyor.

Gerçi bu konular teknik konulardır, siyasiler bundan fazlasını söyleyemezler belki ancak 1 aya kadar neyin başlayacağını bölge yaşayanlarına anlatmak lazım.

Peki, bu tamamen siyasi bir söylem olabilir mi?

Yani bir siyasetçi çıkar ve abartılı bir açıklama yapabilir.

Giresun’un bu noktada yapması gereken bir şey var: Sayın vekillerimiz bu konuyu araştırıp Giresunluyu bilgilendirmek zorunda. İktidar milletvekilleri ulaştırma bakanıyla görüşüp Giresunluyu bilgilendirebilir.

CHP Milletvekili Sayın Bektaşoğlu da konuyu bir soru önergesiyle gündeme getirebilir. Erzincan- Gümüşhane- Tirebolu demiryolu güzergâhının Trabzon’a mı kaydırıldığını sorabilir.

Bu tür teknik projeler siyasi atmosferin ağır bastığı ortamlarda konuşulamaz.

İçerik siyasilerin işi değil teknik adamların işidir.

Tamam, biz konuyu gündeme getirelim, güzergâhın nereden nereye kaydırıldığını soralım, bunun coğrafi anlamda tenknl bir hata olacağını yüksek sesle dillendirelim, siyasi mücadelemizi sürdürelim.

Ancak Erzincan- Gümüşhane- Tirebolu veya Trabzon demiryolunun yakın gelecekte hayata geçirilebilecek bir proje olduğunu düşünmüyorum.

Güzergâhın resmiyet kazanması, projenin onaylanması gibi konular elbette çok önemli ancak 1940 lı yıllarda ulaşım ve taşıma politikasını karayolu taşımacılığıyla oluşturan ve bu konuda çok büyük yatırımlar yapan Türkiye’nin yeniden demiryolu taşımacılığına döneceğine inanmıyorum.

Tamam, Türkiye’de bir ulaştırma bakanı 60 yıllık rayları yenilemeden o rayların üzerinden hızlı tren sürmeyi falan denedi… Bu deneyin kaç cana mal olduğunu biliyoruz.

Tamam, Türkiye belli bir coğrafyada belli bir güzergâhta hızlı trene yönelik çalışmalar yapıyor ancak karayollarına yapılan yatırımla demiryollarına yapılan yatırımı kıyaslayınız. Aradaki farkı göreceksiniz.

Karayolu ulaşımı ülkenin önceliğidir bu tabloya göre.

Böyle bir yaklaşımla hiç kimse Erzincan’dan Trabzon’a veya Tirebolu’ya demiryolu yapacak değildir. Kaldı ki Erzincan’a kadar ulaşan demiryolunun bile yeniden yapılması teknik bir zorunluluktur.

Demiryoluyla Erzincan’a ne kadar yük ve ne kadar yolcu taşıyoruz?

Ama şöyle bir gerçek var: Trabzon olsun Giresun olsun böyle bir hayalin peşindeler. Elbette herkes yapıldığında bu yolun kendi iline bağlanmasını ister. İşte burada kimin bir adım önde olduğunu tartışmalıyız.

Bu bizim için daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.