Ayinesi İştir Kişinin

0
300
nihat öztürk, giresun, tirebolu, yukarı boğalı köyü
nihat öztürk, giresun, tirebolu, yukarı boğalı köyü

Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz diye devam eder Ziya Paşa’nın bu sözü.
Dahası da vardır, merak edenler araştırıp bulabilirler.
Tam da bugünü özetlemiş Ziya Paşa yüzyıllar öncesinden. Demek ki o dönemde de lâf her şeyin önündeymiş. Oysa atalarımız ne güzel söylemişler: Lafla peynir gemisi yürümez diye. Yürümediğini göre göre nutuk atmaya devam!
Aynası işmiş kişinin söylediklerine bakmayız!
En çok da bir kurumda yönetime gelmek için göreve talip olanların yöntemidir bu, çok laf, bolca hamaset, dini ve milli duyguları okşamak, yapamayacağı şeyleri söz vermek, kendisinden daha iyisinin olmadığını ima etmek gibi…
Devlet yönetiminden tutunuz da en küçük birime kadar bütün adayların söylemidir bu… Belediyeler, muhtarlıklar, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları gibi yönetimin seçimle oluşturulduğu tün yapılanmalarda yöntem aynıdır.
Bizi bu aşamada en büyük birim olan devleti yönetenlerin söylemleri ve icraatları ilgilendiriyor. Onların yaptıklar işler birebir yaşam kalitemizi etkiliyor.
Türkiye’nin özellikle güney ve doğu komşularıyla sorunları var.
Sorun ne demek, nerdeyse kavga edecek durumdayız.
Bu da yetmiyormuş gibi doğu ve güneydoğudaki gelişlere zemin hazırlayan, yöneten ve oluşumların gerçekleşmesini sağlayan batılı ülkelerle de dolaylı olarak sorunlarımız var.
Adlarını vermek gerekirse Amerika’yla ve Avrupa Birliği ülkeleriyle sorunlarımız var. Hatta Rusya’yla bile sorunlarımız var.
Ancak ülkeyi yönetenler nutuk atmaktan nutuklarında söylediklerini hayata geçirmeye zaman bulamıyorlar. Söz çok ama icraat yok.
Son olarak NATO’yla bir kriz yaşadık. Bolca söylem dinledik ama hiçbir icraat göremedik. Bu tür krizlerde nelerin yapılacağını ülkeyi yönetenler daha iyi bileceklerdir ancak tek yapılacak şey NATO’ya parmak sallamak değildir herhalde.
Türkiye’yi yönetenlerin hepsi; Cumhurbaşkanından Başbakan, bakanlardan hükümet sözcüsüne kadar her an birisi bir kanalda NATO’ya verip veriştiriyor.
Tamam da kardeşim, bunun uluslar arası diplomaside bir karşılığı yok mudur?
Vardır mutlaka… Gerekeni yapın Türkiye olarak, NATO’dan çıkmak gerekiyorsa bunu bile dillendirin, hatta dillendirmekten öte eyleme koyun.
Var mısınız böyle bir kahramanlığa? Verelin dersini elin gâvurunun!
Bilmiyorum son haritaları gördünüz mü? Türkiye’mizin güney sınırının neredeyse tamamı Amerika’nın desteklediği ve silah verdiği Türkiye’nin terör örgütü dediği bir grubun yönetiminde… Fiilen bu terör örgütüyle komşuyuz artık. Dahası, genişlemeye de çalışıyorlar.
Amerika ve Rusya resmen bu örgüte silah ve maddi destek sağlıyor. Bunu da gizlemiyorlar zaten. Bizimkiler de bu duruma ağıt yakıyorlar. Halka ABD’yi şikâyet edip: Bunlar nasıl müttefik diye sitem ediyorlar.
Bunu ABD’ye sorsana kardeşim… Halk mı gidip sorsun, onu mu bekliyorsunuz?
Halk onu sorma yetkisini size verdi; önce soracaksınız, baktınız olmadı, gerekeni yapacaksınız. Ekranlarda ve kürsülerde söylem üretmekle müttefiklerimiz teröristlere silah vermeye son vermiyorlar.
Bir gece ansızın gelebilirim diyorsanız hiçbir gece ansızın gidemezsiniz.
Ansızın gelebilirim deyip de gitmezseniz bu artık gelemeyeceksiniz anlamına gelir.
Ansızın gitmeler gerçekten ansızın olur.
Son olarak Amerika’da görülen bir dava var ya; onda da ülkemizin yaptığı sadece laf üretmek. O ülkeyi kendi halkına şikâyet etmek. Sanırsınız ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları o ülkenin seçmeni de onlara o ülkede yapılan haksızlıkları anlatıyorsunuz.
Var mı bütün bu haksızlıklara karşı ülke yönetimi olarak yapacaklarınız?
Yapın o zaman, bir vatandaş olarak biz rahatsız oluyoruz onurumuzun kırılmasından!